PRP Uygulaması


PRP, "Platelet Rich Plasma - platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması" adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulama bir kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki platelet yönünden zenginleştirilmiş plazmanın, yine aynı kişiye bölgesel enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alır.

PRP uygulaması Dr.Bekir

PRP Uygulaması

Vücutta plateletler veya diğer adıyla trombositler pıhtılaşma ile ilgili işlevleri yanında yara iyileşmesi sürecinde de görev alırlar. Vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan "büyüme faktörlerini" yapısında barındıran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır. PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti verebilmektir. Böylece hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızlı ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 4 ila 10 kat fazladır.

PRP'nin yara iyileşmesindeki etkiye benzer bir şekilde cilt yenilenmesini sağladığını bildiren makaleler mevcuttur.

PRP uygulaması yeni bir yöntem değildir; diş implantlarında , estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavisi gibi alanlarda uzun süredir tedavi amaçlı uygulanmaktadır.

PRP maddesi nasıl elde edilir ?

Kişiden alınan 10 cc gibi az bir miktar kan tüp içerisinde santrifüj cihazına yerleştirilir. Santrifüj cihazının görevi bizim için önemli olan PRP ve PPP plazmalarını ayrıştırabilmektir. Bu ayrışma sonucu santrifüj cihazından alınan kan hücreleri uygun yöntemler kullanılarak hasarlı bölgeye hekim tarafından uygulanır.

Ozonlu PRP nedir ?

Elde edilen PRP, belirli oranda ozon+oksijen ile karıştırılır. PRP'nin içindeki faktörlerin daha çabuk ortaya çıkması sağlanır. Ozon ile işlemden geçirilerek etkinliğinin artırılmasını amaçlayan bir yöntemdir.

PRP uygulama alanları nelerdir ?

PRP; yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölümlerinde uygulanabilmektedir. Ortopedik ve romatolojik hastalıklarda, dirsek, el bileği, diz gibi eklem bölgelerine de uygulanabilmektedir.

PRP kaç seans uygulanır ?

Bu tip tedavilerde kişinin ihtiyacını belirlemek en önemli konudur. Uygulama bölgesi, kişinin yaşı, sorunu ne kadar süredir yaşadığı vb. pek çok etken göz önünde bulundurularak bir tedavi programı oluşturulmalıdır. Ancak tedavinin ortalama 3-6 seans uygulamak gerekmektedir. Bazı durumlarda idame tedavisi olarak işleme 6-8 ay sonra tek seanslık güçlendirme uygulamasıyla devam edilmesi önerilir. Bu bilgilerin netleştirilmesi ancak muayene sonucu mümkün olabilmektedir.

PRP seans aralıkları ne kadardır ?

Bu da yine seans sayısını belirlerken önem kazanan kriterlerle belirlenen bir konudur. Ortalama olarak 1-3 haftada bir kez işlem gerçekleştirilmektedir. Uygulama bölgesi ve tedavinin nasıl planlandığı, farklı uygulamalarla kombine edilip edilmediği de bu aralığı belirleyici önemli faktörler arasında yer almaktadır.

PRP uygulama süresi ne kadardır ?

Uygulama ortalama olarak 30-45 dk bir süre içerisinde tamamlanabileceğini söylemek mümkündür. İşlem sonrasında sosyal yaşamı etkileyebilecek ve günlük yaşantınıza devam etmenizde sorun oluşturabilecek durum oluşmamaktadır.

PRP uygulaması acı verir mi ?

PRP uygulamalarında işlem yapılacak bölgeye gerekli görülürse, ortalama 20 dk. öncesinde anestezik kremler kullanılarak lokal bir anestezi durumu sağlanır. Bu sayede mezoterapi ve napaj yöntemleriyle uygulanan işlem sırasında hastanın konforu açısından ciddi bir sorun oluşmamaktadır.

PRP allerjik reaksiyon gösterebilir mi ?

PRP uygulaması otolog bir uygulamadır. Yani dışarıdan herhangi bir yabancı madde verilmesi söz konusu değildir. Yapılan uygulamada tedavi amacı güden büyüme faktörleri kişinin kendi kanından ayrıştırıldığı için kişinin kendisine uygulanmasında herhangi bir reaksiyon oluştuğu bildirilmemiştir.

PRP uygulaması Dr.Bekir

SAÇ UYGULAMASINDA PRP

Saç dökülmesi ve saçlı deride meydana gelen diğer bozuklukların belli başlı sebepleri mevcuttur. Bu sebeplere geçmeden önce sağlıklı saç köklerinin nasıl oluştuğunu ve PRP Tedavisinin dayandığı bir takım temelleri incelemek gerekir.

Sağlıklı bir saç kökünün devamlılığını sağlayabilmesi için doğru besinlerle ve yeteri miktarda beslenmesi şarttır. Saç köklerini besleyen kılcal damarlar kan dolaşımı ile ihtiyaç duyulan yapılandırıcı maddeleri saç köklerine taşırlar. Günümüzde ne yazık ki saç köklerinin ihtiyaç duyduğu beslenmeye engel olacak pek çok faktör mevcut. Bunları kişisel ve çevresel faktörler olarak ayırabiliriz. Kişisel faktörlerin başında genetik etkenler, dolaşım bozuklukları ve yaşlanma gelirken, çevresel faktörler sigara kullanımı, dengesiz beslenme, kullanılan kozmetik ürünler gibi konularda değerlendirilebilir.

PRP Saç Tedavisi bu olumsuz koşulların oluşturmuş olduğu saç dökülmesi, yağlanma, kepeklenme gibi problemleri kişinin kendi kanında mevcut olan onarıcı maddelerin saçlı bölgeye transfer edilmesiyle tedavi etme esasına dayanır. Kanda yer alan ve büyüme faktörü (growth faktör) olarak adlandırdığımız bu onarıcı ve yapılandırıcı maddeler, ayrıştırılıp saçlı deriye enjekte edilir.

PRP ile saç dökülmesi engellenebilir mi ?

Sağlıklı saçlara ve saçlı deriye sahip olmanın bir göstergesi tabi ki saç dökülmesinin son bulmasıdır.

Ancak genetik etken gibi bazı saç dökülmesi durumlarında dökülmenin çok daha ilerideki yaşlarda yaşanması da tedavinin amacı kapsamındadır. Bunu 2 yılda kaybedilmesi beklenen saçların ömrünü uzatmak şeklinde örneklendirebiliriz. Tedavi sonuçlarının ise tatmin edici düzeyde olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar mevcuttur.

Saç dökülmesinde kaç seans uygulamak gerekir ?

Tedavilerde kişinin ihtiyacını belirlemek en önemli konudur. Uygulama bölgesi, kişinin yaşı, sorunu ne kadar süredir yaşadığı vb. pek çok etken dahilinde bir tedavi programı hekim tarafından oluşturulmalıdır. Ancak genel olarak tedavinin ortalama 3-6 seans arasında uygulamanın etkili olduğu bildirilmektedir.

Kimler PRP yaptırmalı ?

PRP, hem kadınlar, hem de erkekler için uygulanabilen bir yöntemdir. Yöntem, saç ekimi operasyonlarından sonra da yerleştirilen greftlerden maksimum sonuçlar almak için özellikle bazı hekimler tarafından önerilmektedir. Saçlarında dökülmeleri, çabuk kırılma, kepeklenme, aşırı yağlanma gibi saç problemleri olanlarda bu tedavi yöntemini kullanılabileceğine dair yayınlar vardır.

CİLT GENÇLEŞTİRME VE CİLT PROBLEMLERİNDE PRP

PRP uygulaması Dr.Bekir

PRP, cilt gençleştirme tedavilerinde uygulanabilir. Anti-aging cilt tedavilerinde kanda bulunan yapı taşlarının cildimiz üzerindeki etkileri oldukça fazladır. Cildimiz yaşlanmaya ve sosyal yaşamdaki olumsuz koşullara karşı yaşamın her anında mücadele eder. Kendini yenilemeye, canlı görüntüsünü korumaya çalışır. Ancak bu mücadeleden başarıyla ayrılabilmesi için kan dolaşımıyla kendisine uğrayan yenileyici malzemeleri alması gerekir. Kişiye genel ifadesini veren cildimiz, kan dolaşımından yeterli maddeleri alamadığı zaman ciltte sarkma, lekelenme, kırışma gibi yapı bozukluklarına maruz kalır. Bu yapı bozukluğu cildin çatısını oluşturan kollajen ve elastin liflerin yenilenmesinin yavaşlamasının sonucudur. Yaşlanma, sosyal yaşamın etkileri, sigara kullanımı, hamilelik, dengesiz beslenme gibi olaylara bağlı olarak oluşan bu deformasyonları ortadan kaldırmak için PRP kullanılabilir.

PRP içeriği itibariyle cildin ihtiyacı olan yapılandırıcı ve yenileyici maddeleri içermektedir. Kanda bulunan ve büyüme faktörleri adı verilen malzemeler kan dolaşımıyla cilde yeterince iletilemiyorsa bunları PRP yöntemiyle cilde verebilmek mümkün olabilmektedir.

Yüz gerginleştirme, kırışıklıkların azaltılması ve doldurulması, kontur düzeltme, gevşekliğin azaltılması, leke tedavisi, yaşlanmayı geciktirme gibi konularda yüz bölgesine uygulanan PRP nin bu problemleri azalttığına dair yayınlar vardır.

Bu uygulamadan sonra cildin gerginliği ve nemliliği artarken kırışıklıklar ile açık gözeneklerin sayısı azalabilmektedir.

PRP nasıl uygulanır ?

Uygun teknikle elde edilen PRP tedavi edilmek istenen bölgeye enjekte edilir.

PRP ile cilt yenileme hangi durumlarda etkilidir ?

  • Estetik amaçlı uygulamalarda yüz, boyun, dekolte, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölgelerine uygulanabilir.
  • Lazer-peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak,
  • Deride yıllarca ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın sonucunda oluşan kırışıkların düzelmesi, çöküntülerin giderilmesi, esneklik ve parlaklığın kazandırılmasını sağlamak,
  • İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak,
  • Ciltteki sarkma, lekelenme, gözaltı kırışıklıkları, akne izleri, kol altı ve bacak kırışıklıkları, el bölgesindeki çatlamalar ve kırışıklıkları düzeltmek için kullanılabilir.

Cilt yenileme için kaç seans uygulanır ?

PRP yüz ve cilt tedavilerinde 3 - 5 seanslık programlar uygulanabilir. Seans sıklığı konusunda tercih edilen genel süre ortalama 1-3 haftada bir kez işlem gerçekleştirilmesi yönündedir. İşlem süresi 30-45 dk. arasındadır.

PRP güvenilir bir yöntem midir ?

Hastanın kendisinden alınan kan steril ve kapalı bir kit yardımıyla kullanılır, bu nedenle PRP güvenilir bir uygulamadır.

PRP ile cilt yenileme uygulaması ağrılı mıdır ?

Hafif bir rahatsızlık hissi dışında ciddi bir acı hissedilmez.

PRP kimlere yapılmaz ?

Platalet sayısı yetersiz hastalar ve kanser hastalarında yapılmaz.

PRP kök hücre ile cilt yenileme anlamına mı gelir ?

PRP enjekte edildiği bölgede kök hücreleri uyarır ve kök hücrelerin aktif hale geçmesini sağlar. Enjeksiyon sıvısı içeriğinde kök hücre yoktur, yoğun olarak trombositler (platelet) ve beyaz kan hücreleri bulunmaktadır. PRP'nin tamir edici kök hücrenin ise yeniden oluşturucu etkisi vardır.

PRP uygulaması Dr.Bekir

KAS VE EKLEM HASTALIKLARINDA PRP

Trombosit temelde kanın pıhtılaşmayı sağlayan elemanı olup içerisinde büyüme faktörü (Growth Factor) ve bazı doğal koruyucu maddeler içerir. PRP yöntemi ile trombositten zengin plazma elde edilir ve eklenen ilaçla trombositler aktive edilir. Böylece trombositlerin içerdikleri büyüme faktörlerinin açığa çıkması sağlanır. Hasarlanmanın olduğu kemik, kıkırdak gibi yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırdığı gösterilmiştir. PRP 'nin özellikle diz kireçlenmelerinde görülen kıkırdak zedelenmeleri ve aşınmaları üzerine iyileştirici etkisi üzerine yayınlanmış çalışmalar vardır.

PRP hangi kas ve eklem hastalıklarında etkilidir ?

  • Çene eklemi (TME sendromu)
  • Omuz eklemi bağ zedelenmeleri
  • Köprücük kemiği eklem ağrısı
  • Omuz kaslarının zedelenmesi
  • Dirsekte tenisçi ve golfçü dirseği hastalığı,
  • El ve el bileği hastalıkları,
  • Omurga/Sakroiliak eklemdeki hastalıklarda,
  • Femur başı nekrozu,
  • Diz ekleminde kireçlenme, kıkırdak hastalıkları, tendinitler,
  • Ayak ve ayak bileği bağ lezyonları, aşil tendiniti gibi hastalıklarda etkili olabilmektedir.

PRP uygulamasının kas ve eklemlere enjekte edilen diğer seçeneklerden ne farkı var ?

Kortikosteroid veya diğer ağrı kesici/enflamasyon baskılayıcıların enjeksiyonu geçici bir rahatlama sağlar ve enflamasyonu baskılar. Ancak bir takım yan etkileri de sözkonusu olacaktır. PRP uygulamasında bu yan etkilerden kaçınmak ve iyileşme sürecini desteklemek hedeftir.

Uygulama öncesinde ve sonrasında ne yapmak gerekir ?

PRP uygulamasını gerçekleştirecek olan hekiminiz eğer antienflamatuar bir ilaç kullanıyorsanız uygulama öncesindeki birkaç günlük bir süre içinde ilaç alımına ara vermenizi isteyebilir. Uygulama sonrasında ise 24 saat boyunca her 2 -3 saatte bir, uygulamanın yapıldığı alana 20 dakika süreyle soğuk kompres yapılmasını isteyebilir. Ancak bunlar hekiminizin uygulamayla ilgili gözlem ve deneyimlerine bağlıdır. Hekim önerisine uygun davranmak doğru olacaktır.

Doku hasarını giderici etkinin sağlanması için kaç uygulama yapmak gerekir ?

Şu ana dek yapılan klinik çalışmalarda hasarlı doku içine 15-20 günden kısa olmayan aralıklarla yapılacak 2 veya 3 uygulamanın hedeflenen doku iyileşmesini sağladığı gösterilmektedir. Tabii ki bu iyileşme doku hasarının derecesi ile yakından ilişkilidir. Bazı klinik çalışmalarda bu kür 6 ay-1 yıl içinde tekrar yapılmıştır.

PRP uygulamasının sonuçları hemen görülür mü ?

Uygulamanın hemen ertesindeki birkaç gün içinde ağrının önemli ölçüde azaldığı hissedilebilir. Ağrı yoğunluğu günler içinde azalacak ve işlevler yavaş yavaş yerine gelmeye başlayacaktır. Genelde uygulamadan sonraki 2-6 hafta içinde giderek düzelme görüldüğü belirtilmektedir. Bazı hastalar ise uygulamadan sonraki 6 ila 9 ay arasındaki süre boyunca iyileşmenin devam ettiğini bildirmektedirler. Bazı çalışmalarda ultrason ve MR görüntüleri iyileşme sürecinin ilerlediğine dair bir kanıt oluşturmaktadır. Uygulamayı doku hasarı daha ileri boyutlara taşınmadan önce yapmak cerrahi çözüm gereksinimini azaltabilir.

Uygulama sonrasında normal fiziksel aktivitelere dönüş ne zaman mümkün olur ?

Bu uygulama bir tür "hızlı tedavi" olarak değerlendirilmemelidir. PRP'nin doku iyileştirme süreci hasarlı dokunun iyileşmesi için belli bir sürenin geçmesi gerektiğini göstermektedir. 

PRP uygulamasının yapılmasında sakınca olan kişiler var mıdır ?

Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda, uygulamanın yapılacağı dokuda kanser gelişiminin gözlendiği hastalarda bu uygulama yapılamamaktadır.

PRP uygulamasında istenmeyen etkiler söz konusu mudur ?

Her uygulama kendine has bazı riskler taşıyabilir. PRP uygulamasında hastaya kendi kanından üretilen biyolojik bir materyal (PRP) verilmektedir. Yapılan işlem en temel biçimde yara iyileşmesi sürecini başlatmak ve hızlandırmaktır. Uygun koşullarda, amaca uygun materyal kullanılarak, kullanım talimatlarına uygun bir işlem yapıldığı takdirde istenmeyen bir etki ile karşılaşma olasılığı oldukça düşüktür. Çok seyrek olarak görülebilmesine rağmen enjeksiyonla ilgili istenmeyen etkiler arasında ağrı, enfeksiyon gelişimi, semptomların iyileşmemesi, kötüleşmesi, pıhtı oluşumu, lokal sinir hasarı, ciltte renk değişimi, kalsifikasyon, skar gelişimi, etkilenen alanda yağ dokusunda azalma ve alerjik reaksiyonlar sayılabilir. Bunlardan herhangi birinin ortaya çıkması durumunda hekime başvurmak gerekir.